A joint media project of the global news agency Inter Press Service (IPS) and the lay Buddhist network Soka Gakkai International (SGI) aimed to promote a vision of global citizenship which has the potentiality to confront the global challenges calling for global solutions, by providing in-depth news and analyses from around the world.

Please note that this website is part of a project that has been successfully concluded on 31 March 2016.

Please visit our project: SDGs for All

Citizens of the World Unite! - Turkish

Dünya Yurttaşları, Birleşin!

Roger Hamilton-Martin

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (IPS) – Siyaset, ekonomi, çatışmalar ve kültürler git gide daha da iç içe girerken, bireysel kimlikler de ulusal sınırları aşmaya başlayacak mı?

“Küresel yurttaşlığın” geçişken doğası, Sri Lanka’nın BM’deki daimi temsilcisi Dr. Palitha Kohona tarafından, geçtiğimiz hafta Sri Lanka’nın New York’taki BM Daimi Temsilciği’nde düzenlene n IPS Küresel Yurttaşlık Forumu’nda dile getirildi.

Kohona “Küresel yurttaşlık kavramı çok uzun zamandır insan zihnini meşgul etse de henüz kavramın özlü bir tanımı yapılamadı” dedi.

Bu kavram 1999’da Tony Blair’in Chicago’da yaptığı bir konuşmada dillendirilmişti. “Sevsek de sevmesek de, hepimiz artık uluslararasıcıyız. Gelişmek istiyorsak küresel pazarlarda yer almaktan kaçınamayız. Ülkelerimizde yenilik yapmak istiyorsak diğer ülkelerdeki yeni siyasi fikirleri görmezden gelemeyiz.” 

Kohona, Wesfalyan sisteme dayanan imparatorluklar çöktükten sonra dahi, güçlü ulusal devletlerin ortaya çıkması nedeniyle gerçekten küresel bir sistemin gelişmesi mümkün olmadı, dedi.

Kohona, küresel yurttaşlık fikrini ayakta tuttuğu için Birleşmiş Milletler’in ne kadar önemli olduğunu da vurguladı.

“BM’nin kurulması, insanlığın ortak meseleleri küresel bir bakış açısıyla tartışabilmesi için bir alan yarattı. Şu an tüm ulus devletlere açık olan en etkin alan burası. BM ve örgütleri, güncel sorunlara ortak yaklaşımlar geliştirme yaklaşımına sempati yaratmak konusunda başarılı oldular.”

Foruma, Bangladeş’in eski daimi temsilcisi ve 1999’da BM Barış Kültürü (PoA) üzerine Eylem Planı Deklarasyonu’nun Genel Kurul’da çıkması için çaba gösteren başlıca isimlerden olan Anwarul K. Chowdhury başkanlık etti.

“Küresel yurttaşlıktan bahsettiğimizde aklımıza bazı fikirler geliyor. Birincisi, ruhaniliği anlamak. Bizim değerlerimiz nelerdir, insanlara olan sorumluluğumuz nelerdir? İkincisi, kişinin kendinin insanlığın bir parçası olduğuna inanmasıdır. Dar kalıplardan çıkmamız lazım, sadece kendimizin değil, toplumlarımızın kalıplarından da.”

Çoğu panelist, medeniyetler çatışması olarak adlandırılan olaylara, azalan kaynaklara ve kültürel sinikliğe karşın küresel yurttaşlık fikrinin ilerlemeyi sürdürdüğü konusunda hemfikir oldu.

IPS Başkanı Büyükelçi Walther Lichem “Viyana Kongresi’nde çok taraflı diplomasinin başlangıcından neredeyse 200 yıl sonra, ok taraflı diplomasinin yerini küresel yönetişime bıraktığını görüyoruz” dedi.

Lichem, küresel yurttaşlığın “koruma sorumluluğu” gibi normları içeren ve kendi yurttaşlarının korunması konusunda uluslararası toplumu ulus devletlerin üzerine koyan bir sistemin parçası olarak görülmesi gerektiğini belirtti. “Küresel yurttaşlık, insan haklarını bir yaşam biçimi olarak kabul eden bir yurttaşlık biçimi olarak anlaşılmalı.”

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, küresel yurttaşlığı Küresel Eğitim Şart Girişimi’nin üçüncü öncelik alanı olarak belirledi ve öğrencilerin sadece dersleri geçip kendi ülkelerinde iş bulabilecekleri değil, kültürler, ülkeler ve bölgeler arasında saygı ve sorumluluk bilincine sahip olmaları açısından önemli olduğunu belirtti.

BM Muhabirleri Derneği başkan yardımcısı Erol Avdovic “Küresel yurttaşlık belirsizliklere, yanlış anlamalara, boş vermişliğe ve daha da kötüsü çarpıtmalara karşı mücadeledir” dedi.

Kültürler ve toplumlar arasındaki ayrışmaların kökenine inen BM Medeniyetler İttifakı da forum katılımcıları arasındaydı. Yüksek Temsilci Nasır Abdülaziz Al-Nasser’in sözcüsü Nihal Saad küresel yurttaşlık eğitiminin “daha iyi bir dünya için sürdürülebilir bir gelecek yaratma imkânı sunduğunu” belirtti.

“Eğitim politikaları barış, karşılıklı saygı ve çevrenin korunmasını öne çıkarmalı. Okuma yazma ve sayı saymayı öğretmek yetmez. Eğitim hayata karşı ortak değerler ortaya çıkarmalı.”

Saad’ın görüşleri Soka Gakkai International (SGI) ABD temsilcisi Monte Joffee tarafından da paylaşıldı:

“Ders programlarımız küresel çerçevesi olan konulara daha fazla yer ayırmalı, böylece öğrenciler ‘öteki’lerle empati kurmayı öğrenmeli. Öte yandan bu konu bugünkü eğitim krizinin temeline inmiyor. Sadece ABD’deki eğitim hakkında konuşursam, eğitime ayrılan kaynaklardaki eşitsizlikler, çoğu toplulukta var olan umutsuzluk hissi acı gerçekler olarak duruyor ve bu sisteme küresel yurttaşlık ekleyerek sorun çözülemez.”

Joffee, Hintli matematikçi ve Patna, Bihar’da uyguladığı “Super 30” programıyla bilinen Anand Kumar’ın hikâyesini aktardı. Program, ekonomik açıdan dezavantajlı durumda olan öğrencilerin ünlü Hint Teknoloji Enstitü’lerine (ITT) girişi konusunda büyük başarı sağladı.

Program çerçevesinde dezavantajlı ailelerden 30 çocuk seçiliyor, bu çocuklar eğitim alıyor ve bir yıllık malzeme ve konaklamaları karşılanıyor.

Joffee bu hikayenin Küresel Yurttaşlık Eğitimi için bir model olabileceğini söyledi. “Eğitimciler ‘buradan, önümdeki öğrenciden başlıyorum’ demeli.”

BM Kamu Enformasyon Departmanı’ndan Ramu Damodaran da akademisyenlere BM’de seslerini duyurmak için daha fazla fırsat verilmesi gerektiğini vurguladı. (29 Kasım2014)